Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü ilk çeyrekte 2.8 milyar dolar ihracat yaptı. Ayçiçek yağı liderliğini sürdürürken, Orta Doğu en büyük pazar oldu.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, 2024 yılının ilk çeyreğinde 2 milyon 529 bin 158 ton ürün satışı yaparak toplam 2,8 milyar dolar ihracat geliri elde etti.
Bu dönemde en çok ihraç edilen ürün 316 milyon 867 bin dolarla ayçiçek tohumu yağı oldu. Ayçiçek tohumu yağı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre miktarda yüzde 7, değerde ise yüzde 17,2 oranında artış gösterdi. Çikolata ve kakao içeren ürünler 248 milyon 710 bin dolar, tatlı, bisküvi ve gofret ürünleri ise 235 milyon 842 bin dolarla listede ikinci ve üçüncü sıralarda yer aldı.
Sektörün ilk çeyrek ihracatında Orta Doğu ülkeleri 823 milyon 45 bin dolarla ilk sırada yer aldı. Orta Doğu’yu 686 milyon 571 bin dolarla Afrika ve 404 milyon 740 bin dolarla Avrupa ülkeleri takip etti. Ülke bazında ise Irak 315 milyon 185 bin dolarlık ihracatla zirvede yer alırken, ABD 226 milyon 820 bin dolar, Suriye ise 153 milyon 853 bin dolar ile ilk üçte yer alan diğer ülkeler oldu.
TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, Orta Doğu’daki mevcut durumun, 2022’deki Rusya-Ukrayna Savaşı’ndan farklı bir dinamik taşıdığını belirtti. Tiryakioğlu, o dönemde arzın sekteye uğradığını, günümüzde ise enerji, gübre ve navlun maliyetlerinin küresel üretim altyapısını baskıladığını vurguladı. Bu durumun, pirinç, buğday, mısır ve soya gibi temel gıda maddelerinin rekoltesinde düşüşlere yol açarak ithalata bağımlı ülkeleri istikrarsızlığa sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Yüksek petrol fiyatlarının biyoyakıt talebini artırmasıyla mısır, soya ve palm yağı gibi ürünlerde ek fiyat baskısı oluşabileceğini, bunun da gıda ticaretini küresel ekonomi için istikrar başlığına dönüştürebileceğini ifade etti.
Tiryakioğlu, Mart ayında sektör ihracatında yüzde 14,2’lik bir daralma yaşandığını ancak aylık bazda 1 milyar dolara yaklaşan ihracat rakamlarının, ticari ilişkilerin normale dönmesiyle hızlı bir toparlanma potansiyeline işaret ettiğini söyledi. Türkiye’nin Akdeniz’den Karadeniz’e uzanan geniş liman ağı, gelişmiş kara yolu ve stratejik demir yolu bağlantılarının, bölgesel blokajları alternatif güzergahlarla aşmada eşsiz bir esneklik sunduğunu belirtti. Bu lojistik çeşitliliğin, küresel tedarik zincirindeki aksaklıkları minimize ederek tedarik akışını güvence altına aldığını ve ihracat menzilini koruduğunu sözlerine ekledi. Tiryakioğlu, bölgedeki deniz yolu trafiğinin yüzde 90 aksadığı dönemlerde Türkiye’nin taşımacılık altyapısının, sanayiciye ham maddeye erişimde önemli bir avantaj sağlayacağını vurguladı.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap